Eşinden aldığı karaciğer ile hayata dönen 38 yaşındaki Ahu Gül Özkan, Münci bebeği kucağına aldığında mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

 

2 YIL ÖNCE KARACİĞER NAKLİ OLAN AHU GÜL ÖZKAN ŞİMDİ BİR ERKEK ÇOCUK SAHİBİ

Eşinden aldığı karaciğer ile hayata dönen 38 yaşındaki Ahu Gül Özkan, Münci bebeği kucağına aldığında mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

Ahu Gül Özkan, 2008 yılının Temmuz ayında, kullandığı zayıflama ilaçlarının bir sonucu olarak akut karaciğer yetmezliğinden yoğun bakıma alındı. Fulminan hepatit ve giderek ani bilinç kaybının gelişmesiyle acil olarak karaciğer nakli yapılması gerekiyordu. Yapılan testler sonucunda eşi Cüneyt Özkan’ın karaciğerinin kendisine uyumlu olduğu anlaşıldı. Ancak büyük çabalar ile nakil olmaya karar veren Ahu Gül Özkan, eşinin karaciğerini almak istemiyordu. Yoğun bakımda 15 gün süren ölüm kalım savaşından sonra, eşi bilinci açık olmayan Ahu Gül Özkan’a karaciğerinin %70 ini verdi ve onu tekrar hayata döndürdü. Yeni bir hayata başlayan Özkan çiftinin mutluluğu kucaklarına aldıkları Münci bebek ile taçlandı.

 

 

Eşinden aldığı karaciğer ile yepyeni ve sağlıklı bir yaşama kavuşan Ahu Gül Özkan, karaciğer nakli ve çocuk sahibi olma sürecini şöyle anlattı:

“Ölüm korkusu yüzünden uzun bir süre çocuk sahibi olamadım”

Ameliyatın ardından 6 ay boyunca konuşamadım, yürüyemedim. Memorial Hastanesi doktorlarının gösterdiği özel ilgi ve tedavi sayesinde konuşmaya, yürümeye başladım. Ancak internette gördüğüm bazı yazılarda nakil olan hastaların nakilden sonra sadece 15 sene yaşadıklarını okudum. Beni de ölüm korkusu sarmıştı, geceleri uyku bile uyuyamıyordum. Bu korku ile çocuk sahibi olmayı da uzun bir süre düşünemedim. Aldığım psikolojik desteğin de yardımı ile ameliyattan 1,5 sene sonra zaman kaybetmeden çocuk sahibi olmaya karar verdik.

 

“Normal yollardan çocuk sahibi olmayı bekleyecek vaktimiz yoktu”

Ağır bir ameliyat geçirdiğim için hemen çocuk sahibi olamayabileceğim, bu nedenle biraz daha beklememiz gerektiği söylendi. ‘’Yaş ilerledikçe çocuk sahibi olmak da zorlaşır çok fazla zaman kaybetmemelisiniz’’diyen Münci Hoca’nın söylediği gibi biz vakit kaybetmeden bir an önce çocuk sahibi olmak istiyorduk. Başarılarından duyduğumuz Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Başkanı Prof. Dr. Semra Kahraman’a başvurduk. Vakit kaybetmeden ilk tüp bebek denememizi gerçekleştirmeye karar verdik. O dönem sigara da kullanmamın etkisi ile de 2 tane canlı yumurta sağlandı. Ailemde bende dahil herkes ikiz olduğu için bizim de ikiz çocuğumuz olmasını çok arzuluyorduk. Yumurtalardan biri gelişmeyince başta çok üzüldük. Ancak canlı kalan yumurtanın çok sağlıklı olması da bizi mutlu etti.

 

Op. Dr. Aynur Erşahin:

Memorial Hastanesi Tüp Bebek bölümüne gebelik istemiyle başvurdular. Yapılan muayene sonucunda, Ahu hanımın yaşı ve yumurta sayısının azalması da göz önüne alınarak tüp bebek kararı verildi. Ancak karaciğer nakli nedeniyle bağışıklık sistemini baskılayan (immunosupressif) ilaçlar kullanıyordu. Bunların bir kısmının doz kontrolü yapılarak, gebeliğe zararı olanlarda kesilerek tüp bebek tedavisine başlandı. Tedavide iki yumurta gelişti bundan elde edilen tek embriyo ile gebelik oluştu.

Gebelik takibi de büyük bir titizlikle yapıldı. Gebelik boyunca nakledilen karaciğerin red olmaması (karaciğer rejeksiyonu), kullandığı ilaçların bebeğe etkileri, ilaç dozlarının ayarlanması, gebelik şekeri ve tansiyon yükselmesine karşın sürekli kontrol altındaydı. Gebeliğin 37. haftasında sezaryenle sağlıklı erkek çocuğuna kavuştu.

 

“Daha yaşanacak güzel günlerimiz varmış”

Şimdi bir erkek çocuğumuz oldu. İsmini Münci koyduk ve sünnetini de söylediği gibi Münci Hocamız kendisi yaptı. Çocuk sahibi olmak çok güzel bir duyguymuş. Herkesin tatması, yaşaması gerek. Bu tarifsiz duyguyu bize yaşattıkları için Prof. Dr. Semra Kahraman Hocamıza, Dr. Aynur Erşahin’e ve tüm Memorial Tüp Bebek Merkezi ekibine teşekkürü bir borç biliyoruz. Çünkü dünyanın en güzel hediyesini aldık.


Sizden Gelenler'e Geri Dön