Evli çiftlerin yaklaşık %15-20’si infertilite sorunu ile karşılaşmakta; bunların %50’si erkeğe bağlı faktörler olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle erkeğin çocukluk vegelişme dönemine ait özelliklerin detaylı sorgulanması, genital bölgenin detaylı muayenesi ve 2-5 günlük cinsel perhiz sonrası yapılan semen analizi infertil çiftlerin değerlendrimesinde temel yaklaşımdır...

 

Evli çiftlerin yaklaşık %15-20’si infertilite sorunu ile karşılaşmakta; bunların %50’si erkeğe bağlı faktörler olarak ortaya çıkmaktadır. Erkek infertilitesi tedavisinde son 15–20 yıl içinde uygulanan teknikler ile hızlı bir ilerleme kaydedilmiştir. Özellikle, mikroenjeksiyon tekniği ile daha önceden tedavi imkanı olmayan birçok infertil çifte tedavi şansı verilmiş; testisten biyopsi yapılarak sperm elde edilmesi ile de menisinde hiç sperm hücresi saptanmayan erkeklere çocuk sahibi olabilme imkanı sağlanmıştır. Gelişen tanı ve tedavi yöntemlerine bağlı olarak infertil çiftlerin değerlendirmesi kadın hastalıkları-doğum uzmanı, üroloji uzmanı, embriyoloji uzmanı ve genetik uzmanını içeren ve koordineli olarak çalışan bir ekip tarafından yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu ekip içinde bireylerin öyküsü çiftlerle birlikte ayrıntılı olarak ele alınırken, gerekli muayeneler ve tedavi planlaması kendi uzmanlık alanına giren doktorlar tarafından planlanmakta ve gerçekleştirilmektedir. Bu noktada infertil erkeğin değerlendirilmesi her zaman konusunda uzman bir ürolog tarafından yapılmalıdır.

 

DOKTORUNUZLA GÖRÜŞMEYE GELİRKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN NOKTALAR

Görüşmeye çiftlerin birlikte gelmeleri ve her İkisinin de değerlendirilmesi hem zaman kaybının önlenmesi, hem de işlemler hakkında bilgilendirme yapılması açısından çok önemlidir. Doktorunuza gelirken daha önce yapılmış semen analizi sonuçları, hormon tetkikleri varsa genetik inceleme ve testis biyopsisi raporlarını beraberinizde getirmeniz önemlidir.

 

İNFERTİL ERKEĞİN MUAYENESİ

Erkeğin değerlendirilmesinde çiftler birlikte muayene odasına alınıp, erkek hastadan sonuca ulaşmada yardımcı olacak bilgiler (öykü) alınır ve üreme organlarına ait detaylı muayene yapılır. Öykü ile hastanın sırasıyla çocukluk çağı, adölesan çağı (ergenlik çağı) ve yetişkinlik dönemi hastalıkları hakkında bilgi toplanır. Öyküde geçirilmiş enfeksiyon hastalıkları, özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklar, tüberküloz, kabakulak vb. ile kronik hastalıklar olarak karaciğer, böbrek yetmezlikleri, akciğer hastalıkları, hipertansiyon, tiroid ve şeker hastalıkları sorgulanır.

Geçirilmiş ameliyatlarla, özellikle inmemiş testis veya kasık bölgesine yapılan ameliyatlar ile ilgili bilgiler çok yardımcı olabilir. Maruz kalınan mesleki olumsuz koşullar (ısı, radyasyon vb.), zirai ilaç, sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanımı gibi toksik maddeler, bazı kimyasal maddeler, kemoterapi ilaçları başta olmak üzere bazı ilaçlar ve hormonal ürünler sorgulanmalıdır. Çiftin cinsel yaşamına ait kullandıkları korunma yöntemi, süresi ve terk etme zamanları, ne sıklıkla cinsel ilişkide bulundukları gibi bilgiler ve erkeğin cinsel fonksiyon ile ilgili problemi olup olmadığı öğrenilir. Ailede başka infertil bireylerin varlığı olası genetik sorunların aydınlatılması için önemlidir. Diğer sistemlere ait yakınmalar değerlendirilir. Sık solunum yolu enfeksiyonları, koku alma kusuru, meme başlarından süt benzeri bir sıvının gelmesi, şiddetli baş ağrıları önemli ipuçlarını içeren bilgiler olabilir. Çift ile yapılan görüşme erkeğin muayenesi ve eski tetkiklerin gözden geçirilmesi sonrası tekrarlanması gereken veya yeni yapılması zorunlu testler istenilerek bitirilir.

 

İNFERTİL ERKEĞİN DEĞERLENDİRMESİ:

Anamnez (Hikaye): Değerlendirme esnasında evlilik süresi, evlilik sayısı, varsa korunma yöntemi ve süresi, infertilite süresi, daha önce olan gebelikler, önceden uygulanan tedaviler, başka merkezlerde yapılmış yardımcı üreme tekniklerine ait bilgiler sorgulanır. Cinsel ilişki ve mastürbasyon sıklığı, ilişkinin kadının yumurtlama dönemine göre zamanlaması gibi durumlar değerlendirilir. Ayrıca, ilişki sırasında spermlere zararlı olabilecek kayganlaştırıcı maddelerin kullanımı gibi alışkanlıklar ve ereksiyon (penisin cinsel ilişki için sertleşmesi) problemleri ve erken boşalma gibi cinsel sağlık sorunları değerlendirilir.

Çocukluk ve gelişme dönemlerine ait kriptorşidizm (testislerin karın veya kasık kanalı içinde kalması, zamanında torbaya inmemesi) ve düzeltilmesi için yapılan orşiopeksi ameliyatı, fıtık ameliyatları, mesane ameliyatları, testis tümörü nedeni ile testisin alınması, sperm taşıyıcı kanalların görüntülenmesine ait işlemler, penise, idrar kanalına veya testislere ait geçirilmiş ameliyatlar sorgulanır. Testislere yönelik bir çarpma, kaza, travma varlığı araştırılır. Sistemik hastalıklara yönelik incelemede diyabet (şeker hastalığı), sinir sistemine ait hastalıklar ve bunlara ait geçmişte yapılmış ve halen yapılan tedaviler öğrenilir. Ateşli hastalıklar, ergenlik döneminde geçirilen kabakulak ve buna bağlı oluşan testis iltihaplanması (orşit), kabakulak dışı nedenlerle ortaya çıkan orşit, cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar, tüberküloz gibi enfeksiyon nedenleri sorgulanır.

Ayrıca işyerinde veya çevrede bulunan kimyasal maddeler, zehirli gazlar, ilaçlar (kemoterapi ilaçları, simetidin, sulfasalazin, nitrofurantoin, testosteron preparatları gibi sperm yapımına toksik olduğu bilinenlerin yanı sıra kullandığınız ve/veya kullanmakta olduğunuz tüm ilaçlar), radyasyon, sık sıcak banyo alışkanlığı veya sıcak çalışma ortamları varlığı veya bu faktörlere geçmiş dönemde maruz kalma durumu olup olmadığı sorgulanır; alkol ve sigara kullanımı araştırılır. Bu faktörler sperm üretimini kötü yönde etkiledikleri için önemlidir.

Ailevi kısırlık (bir kaç kardeşte benzer sorunların olması), ailede küçük yaşta ölen kardeşlerin bulunması araştırılır. Ailede anne-baba arasında veya eşler arasında akraba evliliği varlığı sorgulanır.

Sistem Sorgusu: İnfertilite üreme sisteminin bir rahatsızlığı olarak bilinmesine rağmen aslında pek çok organ sisteminde ortaya çıkan belirtiler üreme sistemindeki bir bozukluğun nedeni olabilir. Bu sebeple tüm sistemlere yönelik genel bir sorgulama yapılır. Sık solunum yolu enfeksiyonları geçirme öyküsü, koku alma kusuru, meme başlarından süt gibi beyaz bir sıvının gelmesi, şiddetli baş ağrıları, kilo artışı gibi diğer sistemlere yönelik yakınmaların yanı sıra cinsel isteksizlik, sertleşme probleminin olması, sık idrar gitme gibi ürogenital sisteme yönelik yakınmaların mutlaka doktor ile paylaşmasında fayda vardır.

 

İnfertilite Nedenleri

Erkek infertilitesi nedenleri üreme sisteminin anatomik/fizyolojik yapısı da dikkate alınarak başlıca üç başlık altında incelenir:

  1. Testis öncesi nedenler
  2. Testise bağlı nedenler
  3. Testis sonrası nedenler

 

1.Testis Öncesi Nedenler:

Bu grup bozukluklar genelde hormonal nedenler olarak adlandırılır. Beynin alt kısmında bulunan ve üreme sistemin fizyolojik olarak düzenlenmesinde ilk basmakta yer alan alt beyin bölgesi hipotalamustan salınan GnRH hormonu hemen alt bölümde yer alan hipofiz bezine etki göstererek FSH ve LH hormonlarının salınmasına neden olur (Şekil-1). Bu hormonlar testisten sperm üretimini (FSH) ve erkeklik hormonu olan testosteronun salgılanmasını (LH) uyarır. Bu hormonların salınımında ortaya çıkan bozukluklar infertiliteye neden olurlar. 

Şekil-1: Hipotalamus ve hipofiz bezinin yerleşimi.

 

a) Hipotalamus bozuklukları: Hipotalamusdan salınan GnRH hormonu eksik olduğu için hipofizden salınan FSH ve LH düzeyleri de azalır ve testis fonksiyonları bozulur. Hipotalamus patolojileri genelde doğumsal anomaliler ile birliktelik gösterir:

  • Kallman sendromu; koku alma duyusunda bozukluk, kafa/yüz kemikleri gelişiminde şekilsel bozukluk, yarık damak ve tavşan dudak, renk körlüğü, doğuştan olan sağırlık ve testislerin skrotuma inmemesi ve karın içinde kalması (kriptorşidizm) bu olgularda sıklıkla ortaya çıkar. Genetik incelemede hastalarda X kromozomu kısa kolunda 22.3 gen bölgesinde bozukluk olduğu gösterilmiştir.
  • Prader-Willi Sendromu; obezite, zayıf ve güçsüz kaslar, zihinsel gerilik, küçük el ve ayaklar, yapısal cücelik ile seyirlidir. GnRH salımındaki bozukluğa bağlı olarak testis fonksiyonları etkilenmiştir.
  • Lawrance-Moon Biedel Sendromu; testiküler yetmezliğe ilave olarak retinitis pikenmentoza (tavukkarası/gece körlüğü) ve çok parmaklılık (polidaktili) vardır.

 

b) Hipofiz hastalıkları: Hipotalamusun alt bölümünde yer alan hipofiz bezinin ön bölümü sadece üreme sistemi değil tiroit bezi, böbrek üstü bezi, meme dokusu gibi birçok organın çalışmasını kontrol eden hormonların salınmasında görev alır. Dolayısıyla, bu bezin işleyişinde ortaya çıkan bozukluklar sadece üreme sistemi değil, diğer sistemleri de önemli ölçüde etkiler. Hipofiz bezinde bozukluğa neden olan durumlar şunlardır:

  • Hipofiz bezi ameliyatları
  • Hipofiz bezi tümörleri
  • Hipofiz bezinin kanlanmasında bozukluk sonrası atrofiye (gerileme) uğraması
  • Radyoterapi uygulaması
  • Enfeksiyonlar

 

2.Testislere Ait Nedenler:

Testise ait nedenler iki grupta toplanabilir: Sperm yapım bozukluğuna bağlı nedenler (non-obstrüktif) ve sperm atım bozukluğuna bağlı nedenler (obstrüktif). İkinci grup aynı zamanda testis sonrası nedenler olarak da değerlendirilmektedir.

 

Testiste sperm yapımında bozukluğa neden olan başlıca nendeler şunlardır:

  • Hormonal bozukluklar
  • Kromozomal bozukluklar
  • Doğuştan testis yokluğu (anorşi)
  • Testis iniş bozuklukları (kriptorşidizm)
  • Testis kanlanmasının bozulması (testis torsiyonu)
  • Varikosel
  • Enfeksiyonlar (orşit)
  • Kemoterapi
  • Çevresel faktörler (radyasyon, yüksek ısı, kurşun, arsenik, kadmiyum vb metaller)
  • Kullanılan ilaçlar

 

3.Sperm Taşıyıcı Kanallara ve Organlara Ait Nedenler (Testis Sonrası Nedenler):

Testislerde üretilen spermler, epididim organından geçerek vaz deferens olarak bilinen sperm taşıyıcı kanallar aracılığı ile penise taşınır (Şekil-2). Üretilen sperm hücrelerinin bu sistemdeki bir tıkanıklığa bağlı olarak ejakülata (meni) ulaşamaması söz konusu olabilir.

 
Şekil-2.

Doğuştan sperm kanalının gelişmemiş olması (iki taraflı doğuştan vaz deferens yokluğu): Doğuştan olan bu bozuklukta testisten sperm taşıyan vaz deferens olarak adlandırılan sperm taşıyıcı kanalların tek veya sıklıkla çift taraflı olarak olmaması durumudur. Sıklıkla vesikülo seminalis (meni keseciği) ve epididim organının büyük bir kısmının yokluğunda görülür. Bu kişiler %50-80 oranında Kistik Fibrozis adı verilen genetik hastalığın taşıyıcısı olabilirler. İğne ile girilerek testisten elde edilen spermlerin yumurta hücresine mikroenjeksiyonu ile çocuk sahibi olabilen bu kişilerin eşlerinin mutlaka kistik fibrozis taşıyıcısı olup olmadıkları incelenmelidir.

Sonradan gelişen kanal tıkanıklıkları: Enfeksiyon (özellikle, gonore/bel soğukluğu ve tüberküloz), travma, bu organlara veya komşu olan organlara daha önce yapılan cerrahi müdahaleler, prostat, vezikülo seminalis kistleri veya taşların varlığında testislerde sperm üretimi devam etmesine rağmen kanal bütünlüğü bozulduğu için dışarı çıkış engellenmiş olabilir. Çeşitli cerrahi müdahale yöntemleri ile tıkanıklığın giderilmesi (vazovazostomi, vazoepididimostomi, TURED ameliyatları) mümkün olmaktadır. Doğuştan kanalın gelişmediği durumlarda testisten iğne ile sperm alınarak mikroenjeksiyon yöntemi ile çiftler çocuk sahibi olmaktadır.

Diğer Nedenler: Şeker hastalığı, nörolojik hastalıklar, travma sonucu bel omurlarının hasar görmesi, mesane veya idrar kanalı ameliyatları sonrası ejakülasyon (boşalma) sırasında meninin penisten gelmesi yerine mesaneye doğru geri kaçması da söz konusudur. Retrograd ejakülasyon (geri boşalma) olarak adlandırılan bu olgularda nedene yönelik çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Peniste sertleşme olmaması (ereksiyon güçlüğü, iktidarsızlık), peniste doğuştan veya sonradan ortaya çıkan eğrilik olması (penil kurvatür) ve bu duruma bağlı olarak cinsel ilişkinin sağlanamaması, idrar yolu deliğinin penis uç kısmı yerine penis üzerinde olması (hipospadias/Peygamber sünneti) durumlarında da sperm üretilmesine ve meni içinde sperm bulunmasına rağmen cinsel ilişkide yaşanan sorunlara ve meni boşalmasındaki sorunlara bağlı olarak infertilite durumu gelişebilir.

 

Laboratuar Testleri

Semen Analizi

Boyanarak elde edilmiş normal yapıdaki sperm görüntüleriSperm örneği vermek için bir cinsel ilişki veya boşalmadan sonra en az 2 gün, en fazla 5 gün sonra (cinsel perhiz) merkezimize başvurmanız istenir. Tetkik için sperm verme saatleri hafta içi her gün ve cumartesi günleri 10.00–15.30 arasındadır. Tetkik sonucunuz size ertesi gün verilecektir. Semen analizi 3–8 hafta ara ile en az 2 kez istenebilmektedir. Bu süre bireyin durumuna göre 2-7 gün arasında da değişebilir. Daha önce başka yerde yapılmış sperm analizlerine rağmen en az bir kez merkezimizde inceleme yapılması zorunludur. Meni verme işleminde sabun veya benzeri kayganlaştırıcı maddeler kullanılmamalıdır. Penis ve parmaklar, verilen kabın ve kapağının iç yüzüne dokundurulmamalıdır. Gelen meninin tamamının kabın içine verilmesi gereklidir. Yanlışlıkla kabın iç kısmına temas edilmesi veya meninin bir kısmının dışarı akması durumunda laboratuar görevlileri durumdan mutlaka haberdar edilmelidir. Laboratuar koşullarında sperm veremeyen erkeklerin bu durumunu doktorlarına, laboratuardaki görevlilere veya IVF bölümü hasta danışmanlarına haber vermeleri gerekmektedir.

 

 

   

 

SEMEN ANALİZİ PARAMETRESİ KABUL EDİLEN ALT LİMİT
pH  >7,2
Volüm (ml)  1,5
Lökosit (x106 / ml)  <1
Konsantrasyon (x106 / ml)  15
Total salı (x106)  39
İleri Hareketlilik (%)  32
Vitalite (canlılık) (%)  58

 

Hormonal Tetkikler

Sperm sayısının 10 milyonun altına düştüğü durumlarda hormonal inceleme rutin olarak istenir. Ayrıca, muayenesinde hormonal bir bozukluğu düşündüren bulgusu olan veya hormonal sistemi etkileyecek herhangi bir ilaç kullanım öyküsü olan hastalara da hormonal değerlendirme yapılmalıdır. Öncelikle FSH ve total testosteron kural olarak istenir. Gerekli görülürse LH, prolaktin, östrojen ve tiroid hormonları da istenebilir. Hormon tetkiklerinin sabah 08.00-10.00 saatleri arasında verilen kan örneğinde yapılması gerekir. Çünkü vücudun biyolojik ritmine göre özellikle testosteron hormonu sabah saatlerinde daha yüksektir ve ilerleyen saatlerde kandaki düzeylerinde düşme olur.

Spermlerin boyama sonrası mikroskobik görüntüleri

 

Skrotal Ultrasonografi, Doppler Ultrasonografi ve Transrektal Ultrasonografi

Ultrasonografi, rutin olarak uygulanan bir tetkik değildir. Ancak, muayene sırasında skrotumda bir kitle varlığında kitlenin yapısını saptamak amacı ile yapılır. Doppler ultrasonografi ise muayene ile saptanan varikosel tanısını desteklemek amacı ile yapılmaktadır. Transrektal ultrasonografi ise menisinde kan gelen hastalarda (hemospermi) veya tıkayıcı (obstrüktif) azoospermi düşünülen hastalarda boşaltıcı kanalları görüntülemek için yapılır. Bu tetkikler, androloji doktoru tarafından uygun görüldüğünde istenmektedir ve radyoloji bölümü tarafından yapılmaktadır. Bu nedenle inceleme yapılacak saatler, hasta danışmanı tarafından randevu verilerek planlanır. Tetkikler genellikle aynı gün veya ertesi gün çalışma saatleri içinde yapılmaktadır ve sonuçlar aynı gün verilmektedir.

 

Genetik Analiz

Genetik inceleme, sperm sayısının 5 milyon/ml'nin altında bulunduğu tüm infertil erkeklerden istenmektedir. İnceleme, kan örneği alınarak yapılmaktadır. Hafta içi her gün genetik uzmanı ile bu konuda bilgilendirme amaçlı görüşme ve işlem için kan alınması mümkündür. Sonuçların değerlendirilmesi 1-2 hafta sürebilmektedir.

 

 

Y Kromozomu Mikrodelesyonu

Y-Kromozomu insanda erkek olmayı belirleyen, bir başka deyişle fetüs’ün erkek olarak gelişmesini sağlayan kromozomdur. Bu nedenle de üzerinde erkek olmayı belirleyen özellikleri sağlayan genleri barındırır. Sperm üretimini sağlayan genler de bu gruptan olan genlerdir. Şiddetli erkek infertilitesi olarak tanımlanan 5 milyon/ml altında sperm sayısı olan şiddetli oligospermik hastalar ve menisinde hiç sperm hücresi izlenmeyen azoospermik hastalarda bu nedenle araştırılması gerekir. Çünkü Y-Kromozomu mikrodelesyonu oligospermik hastalarda %4, nedeni tanımlanamayan şiddetli oligospermik hastalarda %14, azoospermik hastalarda ise %11 oranında görülür. Bu genler tam olarak düzenli çalıştıkları takdirde spermotogenez yani sperm oluşumunda önemli rol oynarlar. Farklı bir bakış açısıyla bu genlerdeki eksiklikler sperm oluşumunda çeşitli olumsuzluklara neden olurlar.

Eksiklikleri bu tür sorunlara yol açabilen bu genlerin Y-Kromozomu üzerindeki dizilimleri AZF bölgesinde yerleşiktir. AZF bölgesi üzerinde a, b, c bölgelerinde yerleşik olan bu genlerdeki eksiklikler yer aldıkları bölgelere göre farklı sonuçlar doğurabilirler. AZF a ve AZF b bölgelerindeki gen eksiklikleri (delesyonlar) sonucunda azoospermi görülür. Nadiren bu bölgelerdeki kısmi gen eksikliklerinde sperm bulunabilir. AZF c delesyonlarında ise yaklaşık %50 hastada Mikro TeSe operasyonu ile sperm bulunabilir.

AZF bölgelerindeki gen eksikliklerinde azoospermi söz konusu ve Mikro TeSe ile de sperm bulunamamış ise bu hasta için yapabilecek çok fazla bir şey bugünün bilgileri içinde yoktur. AZF a ve AZF b tam gen delesyonlarında hasta ayrıca azoospermik olduğu için yapılacak Mikro TeSe operasyonunda da sperm çıkmayacağından hastanın gereksiz bir operasyona gitmesini engeller.

Ancak sperm bulunabilmiş ise bu kişinin tüp bebek yolu ile çocuğu olabilir. Eğer çocuk erkek olacaksa babadaki bu genetik sorun aynen çocukta da görülecektir. Bu nedenle bu Y-kromozomu delesyonu tespit edilen hastalarda PGT (Pre-implantasyon genetik tanı) yapılması endikasyonu vardır. Bu şekilde genetik olarak hatalı embriyolar ayıklanabilir, sağlam embriyo transferi yapılarak bu genetik hastalık ortadan kaldırılabilir.

 

Gerekli Görüldüğünde İsten İlecek Diğer Testler MSOME (hareketli̇ sperm yapısının incelemesi)

Semen analizinde şekil bozukluğu (teratozoospermi) olan olgularda veya yardımcı üreme tekniğinde tekrarlayan başarısızlık olan olgularda, sperm yapısının daha detaylı incelenmesi amacı ile normalde 100 büyütme ile incelenen spermler, mikroskop altında 8000 kat büyütülerek değerlendirilir. Bu değerlendirme sperm şekil anomalilerinin detaylı incelenebilmesini sağlar. Baş içerisinde sperm DNA hasarını gösteren ve vakuol adı verilen ölü boşlukların varlığı, büyüklüğü ve sayısına göre spermler sınıflandırılır. Ayrıca, eşlik eden diğer şekil bozuklukları araştırılır. Değerlendirme sonrası gerektiğinde normal şekilli ve DNA hasarının daha az olduğu spermlerin seçilebilmesi için IMSI tekniği kullanılması önerilir.

 

Yüksek büyütme ile normal spermlerin görünümü

Yüksek büyütme ile anormal spermlerin görünümü

 

Sperm FISH ve Tunnel Testi

Semen analizi normal olup çocuk sahibi olamayan çiftlerde erkek için Sperm FISH testi ve Tunnel Testi gibi testler bize sorun hakkında bir fikir verebilir. Sperm FISH testi spermlerin kromozom sayı bozukluklarını gösterir, belli oranların üzerindeki sayı bozuklukları, tekrarlayan düşükler, gebelik sağlanamaması gibi durumlar yanında, özürlü doğumlarında sebebi olacaktır. Böyle yüksek oranlı sayı bozuklukları tespit edilen çiftlerde tüp bebek uygulamalarında PGT yapılması gerekliliği doğar.

Kromozom sayı ve yapısal özellikleri normal olup yine gebelik sağlanamayan çiftlerde erkek sperminde Tunnel Testi yapılır. Kromozomların DNA yapılarındaki bozuklukları gösterir. Yine belli oranların üzerindeki bozukluklar spermlerin erken ölümleri ve döllenme yeteneklerinin bozulmuş olduğunu gösterir. Bu hastalarda yine bu duruma neden olabilecek olumsuzluklar ya da hastalıklar (varikosel, enfeksiyon, sigara kullanımı gibi) tespit edilip giderilmeye çalışılarak DNA hasarlarının düzelmesi hedeflenir.

 

İdrar Semen Kültürü

Semen analizinde lökosit (akyuvar) görülmesi ya da öyküden böyle bir bilgi alınması durumunda yapılacak kültür sonucuna göre antibiyotik tedavisi uygulanması faydalıdır.

Kültürler, steril (mikropsuz) bir kaba verilen idrar veya meni örneğinden veya direkt olarak üretradan yapılmaktadır. Örnek verilmeden önce eller sabun ile temizlenerek yıkanmalı, kayganlaştırıcı madde kullanılmamalı, penis ve parmaklar kabın içine ve kapağın iç kısmına dokunmamalıdır. Sonuçlar en az 48 saat sonra verilmektedir.

 

Testis Biyopsisi

Günümüzde tanısal amaçlı testis biyopsisi artık kullanılmamaktadır. Azoospermi durumunda Mikro TeSe yapılacağı için biyopsi gereksiz bir ikinci operasyon durumuna düşmüştür. Ancak, mikro TeSe’de sperm çıkmamış hastalarda testisin hücre yapısını göstermesi açısından işlem esnasında alınan testis biyopsisi yararlı olabilir.

 

Sonuçların Değerlendirilmesi

Erkek kısırlığı nedeniyle kliniğe başvuran hastanın yapılan muayenesi sonucunda öngörülen tanıyı desteklemek için bazı testler yapılır. İlk ve mutlaka yapılması gereken test semen analizi (spermiyogram) dir. Semen analizi sonuçları itibarıyla hekime sorunun ne olabileceği konusunda bilgi verir. Ancak, asla semen analizine göre bir hastanın kısır ya da üretken olduğunu söylemek mümkün değildir. Sperm analizi enfeksiyonun ya da semen ileten kanalların tıkandığını veya testiküler yetmezlik gibi durumları işaret edebilir.

Bu olgularda göre hekim gerekli gördüğü durumlarda kan hormon değerlerini, genetik testleri ya da ultrasonografi gibi bazı ikincil testleri isteyebilir. Tüm bu sonuçlarda değerlendirildikten sonra hekim tedavi yöntemlerinden hasta için uygun olan birini seçip uygulayacaktır. Enfeksiyon ya da hormonal problemler tespit edildiğinde medikal tedaviler yapılır.

Muayene sırasında varikosel (testis damarlarında variköz genişleme) saptanması veya sperm kanallarının tıkalı olması durumlarında uygun cerrahi yöntemlerle sorun çözülmeye çalışılır.

İnfertiliteye neden olan, retrograd ejakülasyon (meninin geri boşalması) veya peniste ilişki için yeterli sertlik olmaması gibi ek bir sağlık sorunu varlığında sorunların giderilmesine yönelik tedaviler uygulanabileceği gibi kaynağından yani testisten sperm elde etme yöntemine de başvurulabilir.

Y–Kromozomu incelemesi sonucunda bazı özel durumlarda testiste hiç sperm bulma şansının olmadığını için tüp bebek tedavisi sonlandırılabilir.

 

Sperm Elde Etme Yöntemleri

Menisinde hiç sperm olmayan azoospermik erkeklerde tüp bebek (mikroenjeksiyon) uygulaması yapabilmek için hastanın testislerinden cerrahi yöntemlerle sperm bulmak gerekir.

Sperm ileten kanalın tıkalı olduğunun bildiği kişilerde sperm üretimi vardır; ancak, dışarı iletilemiyordur. Bu hastalarda TESA, PESA gibi iğne aspirasyon yöntemleri ile sperm elde edilebilir. PESA; epididimden iğne ile sperm çekilmesi işidir. TESA ise testislerden iğne ile sperm çekilmesi uygulamasıdır. Her iki işlem de lokal anestezi ile yapılır. Ayaktan yapılan, hastanede yatmayı ve yatak istirahati uygulanmasını gerektirmeyen işlemlerdir.

Testislerde sperm üretimi ilgili bir sorun var ve sperm çıkmıyorsa, bu durumda açık cerrahi yöntemiyle operasyon mikroskobu altında büyütme ile dokular daha iyi görünür hale getirilerek sperm elde edilmeye çalışılır. Bu işleme Mikro TESE adı verilir. Genellikle, genel anestezi ile yapılır; yine ayaktan yapılan bir cerrahi girişimdir. Hastanın sadece ameliyat günü ve anestezi etkisi geçinceye kadar hastanede yatması gerekmektedir.